Görüşlerinizi
Paylaşın
ALMAN-TÜRK TİCARET VE SANAYİ ODASI'NIN ANKARA OFİSİ TOBB'DA AÇILDI

-SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MUSTAFA VARANK: "TÜRKİYE, 7 BİNDEN FAZLA ALMAN ŞİRKETE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR. BU ŞİRKETLER, 14 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM HACMİNE SAHİP, 140 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR"

-TOBB TİCARET ODALARI KONSEY BAŞKANI GÜRSEL BARAN: "ALMANYA, TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ TİCARET ORTAĞI VE AYNI ZAMANDA EN ÖNEMLİ YATIRIMCI ÜLKESİDİR"

-BARAN: "7 BİN 110 ALMAN SERMAYELİ ŞİRKET TÜRKİYE'DE FAALİYET GÖSTERMEKTEDİR. 2002-2018 YILLARI ARASINDA ALMANYA'DAN TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI YATIRIM TUTARI 9 MİLYAR AVROYA YAKLAŞTI"

 

6 MART 2019-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,  36 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacmiyle Almanya'nın Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı ve en büyük ihracat pazarı olduğunu belirterek, "Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odasının (AHK Türkiye) Ankara Ofisi, mevcut ekonomik ilişkilerimizi bir üst seviyeye çıkarıp, daha kuvvetli iş birliğini mümkün kılacak." dedi.

Varank, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odasının, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde (TOBB) düzenlediği "Meslek eğitiminde önemli fırsat: Dijitalleşme" toplantısına ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odasının Ankara Ofisi açılışına katıldı.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın 25. yılını kutladığını bildiren Varank, odanın iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların gelişmesinde büyük rol oynadığını söyledi. Almanya'nın 36 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacmiyle, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı ve en büyük ihracat pazarı olduğuna işaret eden Varank, söz konusu ülkenin ithalatta da 3. sırada yer aldığını kaydetti.

Varank, Türkiye'nin 7 binden fazla Alman şirkete ev sahipliği yaptığına dikkati çekerek, "Bu şirketler, 14 milyar doların üzerinde yatırım hacmine sahip, 140 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yapılan yatırımlar imalattan hizmet sektörüne, enerjiden perakende ticarete varıncaya dek pek çok alana yayılmış durumda. Açılışını gerçekleştirdiğimiz ofis, mevcut ekonomik ilişkilerimizi bir üst seviyeye çıkarıp daha kuvvetli iş birliğini mümkün kılacak." diye konuştu.

-BAKANLIKTA ALMAN MASASI

Varank, Türkiye ve Almanya arasında Sanayi ve Teknoloji İşbirliği Konseyi kurulmasının da doğru bir tercih olacağını bildirerek, böylece ortak alanlar belirleyerek, proje bazlı çalışılabileceğini söyledi. Türk-Alman Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında teknopark kurulacağına da değinen Varank, teknoparka Franhoufer Enstitüsünün de dahil olmasını arzu ettiklerini dile getirdi. Bakanlıkta Alman Masası kurduklarını ve muhatapları bilgilendirdiklerini anlatan Varank, bu kapsamda araştırmacı, girişimci ve sanayicilerin yaşadığı sorunlara çözüm getirmeyi, yatırım süreçlerini kolaylaştırmayı ve gerekli prosedürlerin takibini sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.

Uyguladıkları tüm politikaların, yatırımı ve üretimi merkeze aldığını, fikirden ticarileşmeye kadar bir ürünün tüm aşamalarını desteklediklerinin altını çizen Varank, "Şeffaflık ilkesi, politikalarımızın olmazsa olmazı. Kamu idaresi olarak yatırım yapmak isteyene ilave iş çıkartmıyor, bürokrasiyi azaltıyor ve yatırımcıların hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Yatırımcı dostu politikalarla öngörülebilirliği artırıyoruz. Yatırım ortamını iyileştirmek için son dönemde uyguladığımız reformlar, uluslararası platformlarda da karşılığını buldu. TOBB'un da dahil olduğu çalışmalarla 'İş Yapma Kolaylığı' bakımından 190 ülke arasında, 17 sıralık bir sıçramayla 43. sıraya yükseldik. 2018 yılında Türkiye'ye, bir önceki seneye göre yüzde 13'lük bir artışla 13 milyar doların üzerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımı girdi." değerlendirmesinde bulundu.

Varank, ülkeye gelen yatırımcılardan Türkiye'nin de beklentileri olduğunu dile getirdi. Yurt içindeki tedarikçilerden ve KOBİ'lerden daha aktif şekilde faydalanmalarını istediklerini bildiren Varank, böylece küresel değer zincirleriyle daha sıkı bütünleşebileceğini, yurt içi katma değerin sürekli şekilde artırılabileceğini belirtti.

-"TOPLANTININ TEMASI OLDUKÇA İSABETLİ"

Bugünkü ekonomi toplantısının teması olan "Meslek eğitiminde önemli fırsat: Dijitalleşme"nin oldukça isabetli bir seçim olduğuna işaret eden Varank, bu dönemin getirdiği risklere karşı hazırlıklı olmak ve fırsatlardan da en iyi şekilde faydalanmak istediklerini vurguladı. Verilen eğitimin, uygulamada da karşılığının olmasının çok önemli olduğunu altını çizen Varank, Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte mesleki-teknik eğitimin niteliğini artırmak için "300 OSB'ye 300 Teknik Kolej" iş birliği protokolünü imzaladıklarını anımsatarak, protokolle OSB'lerde Mesleki ve Teknik Eğitim veren Anadolu Liselerinin açılmasını ve eğitim niteliğinin artırılmasını sağladıklarını söyledi. Bu kapsamda Bilişim Teknolojileri müfredatını blok zincir, bulut bilişim, yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik gibi konularla zenginleştirilerek güncellendiklerine değinen Varank, OSB'lerde 39 Teknik Kolejde eğitim faaliyeti yürütüldüğünü anlattı. OSB'lerde eğitim veren Meslek Yüksek Okullarına devletin öğrenci başına eğitim desteği verdiğini bildiren Varank, geçen yıl YÖK'Ün, OSB'lerde eğitim veren 8 Meslek Yüksek Okuluna, 8 milyon liralık destek sunduğunu bildirdi.

-"ALMANYA'DAKİ UYGULAMALAR DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKEN BİR REFERANS KAYNAĞI"

Bakanlık ve İŞKUR'un, Dijital Ekonominin İhtiyaçlarını Karşılayacak Nitelikli İşgücünün Yetiştirilmesi için İşbirliği Protokolü imzaladığını ve dijitalleşme alanında farklı beceri ve yetkinliklerin kazandırılması için, mesleki eğitim kursları ve iş başı eğitim programları düzenleyeceklerini açıklayan Varank, "Bir diğer önemli adımımız da üniversitelerin mühendislik ve fen bilimleri son sınıfında olan öğrencilerin bir dönemlerinde sanayide işbaşı eğitimi almaları. '7+1' adı verilen bu düzenlemeyle, yeni mezun mühendislerin zaman kaybı olmadan işe başlamasını hedefledik. 2 ay önce Sanayi Doktora Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan projeleri açıkladık. Sanayide ihtiyaç duyduğumuz nitelikli insan kaynağını, reel sektör ve akademi birlikte yetiştireceğiz. Bir sonraki aşamada da maaş desteği vererek, bu öğrencilerin istihdamlarını sağlayacağız. Bu sene 517 doktora öğrencisiyle programa başladık. İşletmelerin dijital dönüşüm yetkinliklerini arttırmak ve yakın üretim tekniklerini kazandırmak için uyguladığımız bir diğer model de Model Fabrika." şeklinde konuştu.

Varank, genç ve dinamik iş gücünü, en iyi şekilde yetiştirme ve profesyonel hayata hazırlamanın, kamu ve özel sektörün ortak çabasını gerektirdiğini vurguladı. En büyük yatırımın, insana yapılan yatırım olduğunun altını çizen Varank, gençlere ve mevcut çalışanlara değişen koşullara karşı esneklik kazandırabilmesinin önemine işaret etti. Üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getiren Varank, özel sektör paydaşlarından da iş birliğini istihdam odaklı bir temele oturtmalarını beklediklerini bildirdi.

Mesleki eğitim konusunda Almanya'daki uygulamalar ve tecrübe birikiminin değerlendirilmesi gereken bir referans kaynağı olduğuna dikkati çeken Varank, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Ankara Ofisi'nin hayırlı olmasını diledi ve önemli bir paydaş olacağını düşündüğünü söyledi.

-"ALMANYA TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ TİCARİ ORTAĞI"

TOBB Ticaret Odaları Konsey Başkanı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı ve aynı zamanda en önemli yatırımcı ülke olduğunu belirterek, "7 bin 110 Alman sermayeli şirket Türkiye'de faaliyet göstermektedir. 2002-2018 yılları arasında Almanya'dan Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım tutarı 9 milyar avroya yaklaşmıştır." dedi.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın, 1994 yılında hükümetlerin ortak kararıyla kurulduğunu hatırlatan Baran, benzer bir yapının Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası adıyla 2004 yılından beri Almanya'da faaliyet gösterdiğini söyledi. Her iki Odayı da TOBB ile Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliğinin, ortaklaşa kurduğunu anlatan Baran, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın Ankara'da temsilcilik açmasının da önemli bir adım olduğunu söyledi.

Baran, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın Ankara temsilciliğinin TOBB binasında hizmet vereceğini ve birlikte çalışacaklarını bildirdi. Türk-Alman ilişkilerinin geliştirilmesine, Türk oda sisteminin Avrupa'daki temsiline verdiği destekten dolayı Alman Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Eric Schweitzer ile Genel Sekreter Martin Wansleben'e teşekkür eden Baran, "Her ikisi de Alman iş dünyasının lideri olarak Türk-Alman iktisadi ilişkilerinin gelişmesine ciddi destek veriyor. Şu kadarını söyleyeyim; 15 Temmuz gecesi Eric Schweitzer, hemen bir hafta sonra da Dr. Martin Wansleben buradaydı." diye konuştu.

-"VİZE SERBESTİSİ GÖRÜŞMELERİ BİR AN ÖNCE TAMAMLANMALI"

Türkiye ve Almanya'nın, Avrupa'nın iki önemli ekonomik gücü olduğuna işaret eden Baran, iki ülke dostluğu ve ortaklığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Alman Sanayi, Ticaret Odaları Birliği olarak birçok uluslararası platformda birlikte çalışıldığına değinen Baran, "Almanya, Türkiye'nin en önemli ticaret ortağıdır ve aynı zamanda ülkedeki en önemli yatırımcı ülkedir. Halen 7 bin 110 Alman sermayeli şirket Türkiye'de faaliyet göstermektedir. 2002-2018 yılları arasında Almanya'dan Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım tutarı 9 milyar avroya yaklaşmıştır. Aynı dönemde Türkiye'den Almanya'ya 2 milyar avro civarında doğrudan yatırım gerçekleşmiştir." ifadesini kullandı.

Baran, Avrupa ile entegre hale gelinmesinin, Türkiye ve başta Almanya olmak üzere, tüm Avrupa için önemli olduğunu söyledi. Bu durumu örneklerle açıklayan Baran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün AB, en çok otomobili nereden ithal ediyor biliyor musunuz? Türkiye'den, Japonya 2'nci sırada, Kore 3'üncü ABD ise 5'inci. Öte taraftan AB'nin en çok oto ihraç ettiği ülkeler içinde Türkiye, ABD ve Çin'den sonra 3. sırada. Yani gerçekten birbirimizin ortağı durumundayız, birbirimize destek olup birlikte kazanmalıyız. 2017 yılında Türkiye ihracatının yüzde 45'i AB'ye gerçekleştirmiştir. İthalatının da yüzde 38'ini AB'den yapmıştır. Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki mal ticareti 150 milyar avro civarındadır. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu, Türk-Alman iktisadi ilişkilerine yeni bir ivme katacaktır. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında devam eden vize serbestisi görüşmeleri bir an önce tamamlanmalıdır."

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Markus C. Slevogt ve Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Martin Wansleben'in konuşmaların ardından, sahnede kurdela kesilerek AHK'nın Ankara Ofisi'nin açılışı yapıldı.

"Meslek Eğitiminde Önemli Fırsat: Dijitalleşme" toplantısında, Türk ve Alman şirketler tarafından sunumlar da yapıldı.