Görüşlerinizi
Paylaşın
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM ATO MECLİS TOPLANTISINDA

BAŞBAKAN YILDIRIM "ANKARA'YA 15 YILDA YAPTIĞIMIZ YATIRIM TUTARI 90 MİLYAR LİRA. HELALİ HOŞ OLSUN"

-BAŞBAKAN YILDIRIM: SAVUNMA SANAYİMİZİN YERLİ VE MİLLİ KATKISINI YÜZDE 65'E ÇIKARTTIK"

-ATO BAŞKANI BARAN: "-"İŞ DÜNYASI OLARAK ZEYTİN DALI'NI DESTEKLİYORUZ"

-TOPLANTIDA AFRİN'DE KULLANILAN SİLAH VE MÜHİMMATI ÜRETEN ATO ÜYESİ, ROKETSAN, ASELSAN, TUSAŞ, BAYKAR MAKİNA, NUROL MAKİNA VE KATMERCİLER'E TEŞEKKÜR İÇİN "VATAN SİZE MİNNETTAR" YAZILI ANI MADALYONU HEDİYE EDİLDİ.


28 ŞUBAT 2018 - Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'ya 15 yılda yaptıkları yatırım tutarının 90 milyar lira olduğunu belirterek, "Helali hoş olsun. Başka Ankara yok, Türkiye'nin baş şehri, geleceği" dedi.

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) Şubat ayı Olağan Meclis Toplantısı, Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılışını yapan ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, güvenlik güçlerinin Suriye'de sadece silahlı terör örgütleriyle değil, bölgenin jeopolitiğini çıkarlarına göre düzenlemek isteyenlerle de mücadele ettiğini söyledi. Türkiye'yi güçlü kılan iki faktör bulunduğuna dikkat çeken Gürgür, bu faktörleri "Milletimizin bu mücadelenin anlamını ve önemini bilmekte oluşu; tam bir milli mücadele bilinciyle hükümetimizin, güvenlik güçlerimizin, Mehmetçiğin yanında olması ve Birleşmiş Milletlerin kuruluş felsefesi ve kuralları açısından haklı oluşumuz" diye açıkladı.

Başbakan Yıldırım, ATO Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ATO Başkanı Gürsel Baran'ın 14 aydır görevde olduğunu belirterek, "Başkan, maşallah 14 aydır görevde, kocaman bir kitap yapmış, hizmetlerini oraya yazmış. Yetmedi, ondan kalın 3 kiloluk bir de dosya hazırlamış. Onu da bize teslim etti. Hızlı girdi, Allah gayretini artırsın. Şahsına ve bütün arkadaşlara, ülkemiz ve Ankara'mız için yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" dedi.

Başbakan Yıldırım, Başkent Ankara'nın son 10 yılda birkaç alanda öne çıkmaya başladığını ve bu alanlardan birinin ulaşım ve lojistik altyapısı olduğunu söyledi. Ankara'nın hızlı tren hatlarının buluştuğu bir merkez haline geldiğini kaydeden Başbakan Yıldırım, "Biliyorsunuz Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Bilecik, Sakarya ve İstanbul hatları devreye girdi. 2019 sonunda Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas devreye girecek. 2020'de Kayseri-Ankara, devam eden yıllarda da Gaziantep'e kadar Ankara çıkışlı tren seferleri, hızlı tren hatları devreye girecek. Ankara-Afyon-Uşak hattı zaten devam ediyor. 2019'da bunları da tamamlamış olacağız" diye konuştu.

-"ANKARA YOLLARIN, HIZLI TREN HATLARININ BULUŞTUĞU BİR MERKEZ HALİNE GELİYOR"-

Başbakan Yıldırım, Ankara'ya yakışan, güzel bir hızlı tren garı yapıldığını, kentin, otoyolların da buluştuğu bir merkez olduğunu ifade ederek, "Edirne'den Ankara'ya otoyol var ama şimdi Niğde-Ankara Otoyolu'nu da tamamladığımızda Edirne'den Gaziantep hatta Şanlıurfa'ya kadar otoyol olacak. Demek ki doğu batı, bir yandan da kuzey güney hattı tamamlanıyor. Böylece Ankara yolların, hızlı tren hatlarının buluştuğu bir merkez haline geliyor" dedi.

Ankara'ya havacılık alanında yapılan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yıldırım, AK Parti'nin iktidara geldiği dönemde, 2003'te Esenboğa Havalimanı'nın köy meydanına benzediğini, basit, konteyner yapılarda hizmet veren bir havalimanı olduğunu anlattı. Yıldırım, şunları söyledi: "

"Burayı yaparken CHP'liler bize ot yoldurdu. 'Devletin, milletin parasını kime peşkeş çekiyorsunuz. Ne lüzum var Ankara'ya böylesine devasa bir terminal yapmaya. Devlet şu kadar zarar edecek, yanlış proje...' Neler söylediler. Açtık, ilk yıl verdiğimiz garantinin üstüne yolcu oldu, 1 milyon da fazla yolcu geldi, üste de para aldık, para almaya devam ediyoruz. Süre bitti, tekrar uzun vadeli kiraya verdik. Devlet düzenli olarak tıkır tıkır parasını alıyor. Bir de güzel tesislere sahip olduk. Yani cepten beş kuruş harcamadan hem havalimanımızı modern hale getirdik hem de yıllık ilave para alıyoruz. Şimdi Ankara yavaş yavaş dış hatlarda da büyüyor, dolayısıyla yeni bir pist ihtiyacı var. Ona da başladık. İleride yeni bir terminal ihtiyacımız da olacak, onun için de yerimiz ayrıldı, duruyor. Orada Yıldırım Beyazıt Üniversitesi var, Çubuk da gelişiyor. Üniversiteye, Ankara'nın merkezinden raylı sistem projeleri tamamlandı. Yetmedi, ayrıca Keçiören Metrosu Kızılay'ın merkezine geliyor. Onun da inşaatı devam ediyor."

-"46 KM METRO HATTI TAMAMLADIK"-

Ankara'da raylı sistemlerin tıkandığını, bu konuda yardımları için eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e teşekkür eden Yıldırım, kendisinin konuyu ısrarla takip ettiğini, bu konuda özel kanun çıkarıldığını hatırlattı. Ankara metrolarını, artık yapılamayan, kaderine terk edilen projeleri, kendisinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı döneminde devraldığını hatırlatan Başbakan Yıldırım, "46 kilometre metro hattını kısa sürede tamamladık, sonra buna 10 kilometre Keçiören de ilave oldu. Daha ihtiyaç var mı? Var. Onların da projeleri yapılıyor, önümüzdeki yıllarda yapılacak. 1-2 ay içinde Ankara'da Sincan-Kayaş arası 'Ankaray' diye tabir ettiğimiz, Başkentray projesi de hayata geçecek. Bu biraz uzadı ama bu projenin yapımından çok mahkemeleri sürdü. Yapım süresi diyelim 2,5 yılsa mahkeme süresi 3,5 yıl sürdü. Nihayet o da bitmek üzere. Bunlar da tamamlandığında artık 'Hızlı tren geliyor, banliyö hattı dursun. Banliyö geliyor, hızlı tren Sincan'da dursun.' işi ortadan kalkıyor. Birçok hat var, bazı yerlerde 6 tane hat oluyor, rahat bir şekilde çalışacak" diye konuştu.

-"BAŞKENTLER VİTRİNDİR"-

Ankara'ya 15 yılda yapılan yatırım tutarının 90 milyar lira olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, Helali hoş olsun. Başka Ankara yok, Türkiye'nin baş şehri, geleceği" dedi.

Başkentlerin, gelen misafirlerin ilk karşılaştıkları yer olması nedeniyle vitrin ve ayna niteliği taşıdığına dikkat çeken Yıldırım,  "Düşünün, insanlar havaalanına geliyor zaten bir hayal kırıklığı yaşıyor. Yola düşüyor, kuzeyden güneye doğru gelirken sağda solda gecekondular, eğri büğrü yollar, 'ya bu ne biçim başkent, bu ne biçim şehir.' Şimdi Allah'a şükür yoluyla etrafındaki kentsel dönüşümüyle muazzam, modern, ülkemize yakışan bir baş şehir. Ankara'ya gelenler bize hayranlıklarını gizleyemiyorlar. Hakikaten Ankara'nın şehirciliği iyi. Sorunları var mı? Tabii ki var ama mühim olan 'sorun var' deyip sızlanmak değil, sorunları torunlara bırakmak değil, sorunların üzerine kararlılıkla gitmek. Bizim yaptığımız bu. 15 yıldır sorunların üzerine gidiyoruz, çözüm üretiyoruz" diye konuştu.

Ankara'nın, sağlığın da merkezi olduğunu söyleyen Yıldırım, "Lafla değil, 'sağlık olsun' demekle de sağlık olmuyor. Sadece iki tane şehir hastanesi, 7 bin 500'den fazla yatağı var. Tek başına bunların yatırımı 3 milyar liranın üzerinde. Bunları da yakında hizmete alacağız. Bir tanesi hemen hemen bitti, diğeri de bu sene içinde bitmiş olacak" dedi.

Ankara'nın 2003'e kadar 466 kilometre bölünmüş yolu bulunduğunu, bunun büyük bir kısmının 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde yapılan Ankara-İstanbul otoyolu olduğunu hatırlatan Yıldırım, bunun üzerine 15 yılda 534 kilometre bölünmüş yol eklendiğini, Ankara'yı komşu olan bütün illere bölünmüş yollarla bağladıklarını söyledi. Yıldırım, "Şu Elmadağ rampaları bile ne haldeydi hatırlayın. İnsanlar ne kadar azap çekiyordu, o yollarda ne kadar kaza oluyordu. Çok şükür şimdi yaptık, yetmiyor. Bir yap-işlet-devret projesi daha yaptık 115 kilometrelik Ankara'dan Kırıkkale üzerine bir otoyol yapıyoruz. Onu da yakın zamanda hayata geçireceğiz" dedi.

Başbakan Yıldırım, Ankara'nın aynı zamanda eğitimin de başkenti olduğunu belirterek, şu anda 6'sı devlet, 10'u vakıf olmak üzere 16 üniversite olduğunu ve kurulmak üzere bekleyen üniversiteler de bulunduğunu ifade etti.

-"ANKARA SAVUNMA SANAYİNİN MERKEZİ KONUMUNA GELDİ"-

Başbakan Yıldırım, Ankara'nın savunma sanayinin de merkezi konumuna geldiğini, dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 3'ünün Ankara'da olduğunu söyledi.

Ülkenin doğusunda ve güneydoğusunda yürütülen mücadeledeki başarının arkasında savunma sanayinin elde ettiği imkânların olduğuna dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Savunma sanayimizin milli ve yerli katkısını yüzde 23'lerden yüzde 65'e çıkarttık. Yapacak çok işlerimiz var. Bitmiş değil. Bütün bunları 15 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yapmanın gayreti içindeyiz. Tabi bunları yaparken rahat durmayanlar var. Hani tabiri caizse, şeytan taşlamaktan vakit bulduğumuz kadar hizmet ettik. Göreve gelir gelmez hemen vesayet odakları piyasaya çıktı. Önce Balyozcular, Ergenekoncular bilmem neciler, onlar peyda oldu. Onları defettik, elektronik muhtıra, demokrasiye ayar, cumhurbaşkanı seçersiniz seçemezsiniz muhabbeti. Onun üzerine, 'Cumhurbaşkanını madem biz seçmeyeceksek vatandaş seçsin.' dedik. Vatandaşa götürdük, vatandaş da bu işi düzeltti. Sonra hızları kesilmedi parti kapatma davası geldi. Onu da defettik, bu sefer FETÖ'cüler kafayı gösterdiler. Onlar anayasa değişikliğinden sonra maalesef kirli emelleri uğruna yargıda artık kendilerini açık etmeye başladılar. Baktık ki iş daha derin. Bütün alanlarda maalesef bir virüs gibi sızmışlar, her tarafta yapılanmışlar. Gezi olayları, olmadı 17/25 yargı darbesi, arkasından başlayan FETÖ mücadelesi. Nihayet 15 Temmuz'da darbe girişimiyle karşımıza çıktılar."

- "ANKARA DESTANSI MÜCADELENİN MERKEZİ OLDU"-

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine karşı Ankara başta olmak üzere birçok şehirde önemli mücadelelerin verildiğini anımsatan Yıldırım, "Ankara, bu destansı mücadelenin aynı zamanda merkezi oldu. O gece hatırlıyorum, ben valiyle emniyet genel müdürü ve diğer ilgili arkadaşlarla görüştüğümde bana 'efendim elimizde araç yok, yeterince insan sayısı yok, bunlara karşı nasıl mücadele edeceğiz?' dediler. Baktım ciddi anlamda bir korku ve tedirginlik var. 'Arkadaşlar gerekirse can vereceğiz, kan vereceğiz ama bu ülkeyi bu alçaklara teslim etmeyeceğiz.' dedim. O gece Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı, milletin durumdan vazife çıkartarak sokaklara yığılması, vatansever askerin, polisin görev alması sonucu... O gece biz müdahale etmek için bir özel sektörün fabrikasını açtırdık ve oradan zırhlı araçlar aldık. Onları getirdik, onlarla mücadele ettik. Bütün bu işler kolay olmadı. Onların arka planında çok olaylar var ama bu alçaklar bunun hesabını verecekler, hiç lamı cimi yok. Hukukun içinde kalarak, intikam duygusuyla değil adalet duygusuyla, sabırla hareket edeceğiz ve bunlara gereken cezanın verilmesini sağlayacağız. Birçok mahkeme zaten cezaları verdi. Bu yıl sonuna kadar da inşallah büyük oranda birinci derece mahkemeleri çalışmaları tamamlamış olacak" diye konuştu.

Türkiye'nin, bir yandan büyüme ve kalkınma, vatandaşının refahı ile gençlerinin ve kadınlarının istihdamını sağlama çabası gösterirken, diğer yandan bir beka mücadelesi verdiğini belirten Başbakan Yıldırım,  "Özellikle Suriye'deki otorite boşluğu bazılarının iştahını kabarttı. Bölgeden uzaktan gelip yerleşmek isteyen ve kendilerine de terör gruplarını yoldaş alan sözde müttefiklerimiz var. PYD/YPG/PKK ile kol kola terörle mücadele. Bu ne biçim iş? Amerika bunu yapıyor. Diğer yandan 'DEAŞ mücadelesi' diyoruz. Bir bakıyorsunuz DEAŞ'ın önünü açmışlar, yol veriyorlar, silahıyla mühimmatıyla teröristleriyle korumalık yaparak Rakka'dan çıkartıp, başka yerlerden milletin başına bela olsun diye gönderiyorlar. Şimdi onlar Afrin'de. Afrin'de biz onları yok etmek için uğraşıyoruz" dedi.

PKK'nın kılık ve isim değiştirerek Afrin'e geldiğini, Türkiye'nin hudutları boyunca bir terör devleti kurmaya çalıştıklarını anlatan Başbakan Yıldırım, "Türkiye'nin başını ağrıtmak için ileride Türkiye'yi meşgul etmek, enerjisini harcaması için büyük bir proje var. Bir yandan bu projeyi akamete uğratıyoruz bir yandan da ülkemizi geleceğe taşıyoruz" dedi. Hedeflerinin Türkiye'yi parmakla sayılan ülkeler arasına taşımak olduğunu vurgulayan Yıldırım, bu yönde kararlı bir şekilde ilerlediklerini ve bazı sektörlerde bu seviyeye çoktan ulaşıldığını söyledi.

-BÜTÜN İLLER İHRACAT YAPIYOR-

Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankasının (IBRD) raporuna göre, bölünmüş yollar yapıldıktan sonra Türkiye'de şehirler arasındaki mesafenin 1,5 saat kısaldığını, şehirler arasındaki ticaretin yüzde 40 arttığını, ulusal işsizlikte yüzde 1 azalma olduğunu bildiren Yıldırım, illerdeki ihracat oranının da artığını, AK Parti göreve geldiğinde 12 ilde ihracat yapılırken, şimdi bütün illerde ihracat yapıldığını söyledi. Bölünmüş yollara harcanan 110 milyar liranın dört yılda geri döndüğünün altını çizen Yıldırım, 80 yılda 50 kilometre tünel yapıldığı halde son 15 yılda 400 kilometre tünel yapıldığını söyledi.

Darbe girişimi sonrası felaket tellallarının not indirme yarışına girdiğine dikkati çeken Yıldırım, "Başarılı da oldular, 2016 üçüncü çeyreğinde Türkiye küçüldü. Eksi büyüme ama dördüncü çeyrekte tekrar ayağa kalktı. Asıl büyük felaket senaryolarını 2017'ye sakladılar. '2017'de de Türkiye iflas edecek, derin krize girecek, şöyle olacak, böyle olacak.' Niye? 2017'de referandum var. Amaçları 2017 cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik referandumun geçmemesini sağlamak. Biz referandumu içeride sadece 'hayır' cephesine karşı vermedik, mücadeleyi bütün Avrupa'ya karşı verdik" dedi.

Başbakan Yıldırım, 2019 seçimlerinde Türkiye'de artık iktidarları sandığın belirleyeceğini vurguladı. Yıldırım, yeni sistemin demokrasi kültürünü geliştireceğini, zaman kayıplarını asgariye indireceğini ve böylece fazla enerjinin ülke kalkınmasına ve refahına harcanacağını ifade etti.

Yıldırım, 2016'nın sonlarına doğru ABD'de yapılan seçim nedeniyle gelişen ülkelerin kurlarında dalgalanma olduğunu, bu durumdan etkilenmemek için birçok alanda tedbir aldıklarını, yeniden yapılandırmalar yaptıklarını belirterek, "Bir baktık Türkiye ekonomisi şaha kalktı. Büyüme ilk üç çeyrekte yüzde 7'nin altına inmedi. Türkiye için eksi büyüme tahmini yapanlar bu sefer düzeltmek için yarışa girdiler" diye konuştu.

Bu yıl için de felaket senaryoları yazıldığını aktaran Başbakan Yıldırım, "2018'de Türkiye, dar boğaza girecek, şöyle olacak böyle olacak.' Biz, bu hikayeyi daha önce de dinledik. Biz, ülkemize güveniyoruz, özel sektörümüze güveniyoruz, milletimize güveniyoruz, ekonomimize güveniyoruz. Kim hangi silahıyla hangi aracıyla gelecekse buyursun gelsin. Bu ve buna benzer tehditleri Türkiye çok gördü" ifadesini kullandı.

-8 YILDA AB'DEN FAZLA İSTİHDAM-

Yıldırım, son 8 sene içerisinde Türkiye'nin tek başına Avrupa Birliği üyelerinin tamamından fazla istihdam oluşturduğunu, iş gücüne katılımın arttığın dikkat çekti. Kadınların iş hayatına daha fazla katıldığını belirten Yıldırım, oranın yüzde 20'lerden yüzde 35'lere çıktığını ancak yüzde 50'lere çıkması gerektiğini ifade ederek, 15 Temmuz gecesi meydanlara baktıklarında yüzde 51 kadınları yüzde 49 erkekleri gördüklerini aktardı.

Yıldırım, ülke tehlikedeyse Nene Hatunların, Fatma Bacıların ortaya çıkacağına işaret ederek, 15 Temmuz gecesi herkesin, kadınıyla erkeğiyle genciyle yaşlısıyla gurur kaynağı olduğunu söyledi.

-"AKIL DERİNE YATIRIM YAPMAMIZ LAZIM"-

Araştırma Geliştirme Merkezlerinin önemli hale geldiğini anlatan Yıldırım, "Bizim, daha fazla akıl terine yatırım yapmamız lazım. Teknolojisi yüksek, katma değeri yüksek. Tabiri caizse yükte hafif pahada ağır işlere daha çok kafa yormamız lazım. Bu da Araştırma Geliştirme Teknoloji Merkezleri, üniversiteler, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda yerli otomobilden tutun yerli uyduya varıncaya kadar ve teknoloji katma değeri yüksek ürünlere varıncaya kadar ciddi programlar üzerinde çalışıyor. Araştırmacılara imkan sağlayan çok güzel kaynaklarımız, fonlarımız var. Bu alanda en büyük kaynağımız insan. Petrolü olanlar, gazı olanlar mutlak üstünlüğü var ama bunların ömrü var, geliyor geçiyor. Bizim insan kapasitemiz, bu esasında petrolden daha kıymetli. Önemli olan bunu yerli yerinde kullanmak" diye konuştu.

Yıldırım, yeni sistemin en önemli özelliğinin milletin tabanda birleştirmesi olduğunu belirterek, "Yüzde 50'den fazla destek alamayan ülke yönetimine geçemiyor. Bu da ne demektir? Milli hedefler, ülkemizin geleceği uğrunda bazı şeylerden fedakarlık edip, bir araya gelebilmenin şart olduğunu gösteriyor. Bizi bir araya getirecek olan nedir? Bayrağımızdır, devletimizdir, milletimizdir ve 780 bin kilometrekare vatan toprağımızdır. Bunun dışındakiler bizim zenginliğimiz. Yani Arap, Kürt veya başka bir etnik gruptan olmaya biz karar vermiyoruz ama bizi birleştiren değerlerimiz bu topraklarda bize yüzyıllar boyunca hakimiyet kuran değerlerimizdir" dedi.

Ermeni Soykırımı iddialarına da değinen Yıldırım, "Bugün, bize ders vermeye çalışıyorlar, 'soykırımdan' bize hesap sormaya çalışıyorlar. 'Ermeni soykırımı, 1915 olayları.' Siz bir kere bunu bize soracağınıza dönün, utanç dolu tarihinize bir bakın. Sömürgecilik, soykırım, katliam sizin geçmişinizde var. Önce geçmişteki o kirli hesapları verin, o köle ticaretinin hesabını verin. Yıllarca sömürdüğünüz ülkelerin hesabını verin. Gözünüzü kırpmadan katlettiğiniz milyonlarca insanın hesabını verin de ondan sonra gelin bize böyle bir uydurma istinatlarda bulunun." diye konuştu.

Coğrafyanın bir kader olduğu sözünü hatırlatan Yıldırım, "Bu bizim kaderimiz ama biz bu topraklarda dik olursak, sağlam durursak, sadece kendi geleceğimizi değil, bu coğrafyadaki mazlum insanların da geleceğini teminat altına alırız. Yani herkes ülkesini çok sever, bu normaldir ama bizim ülkemizi sevmemiz için daha çok sebebimiz var." diye konuştu.

Türkiye'nin merkezi konumda olduğunu ifade eden Yıldırım, Türkiye'den 3 saatte, 50'den fazla ülkeye ve 1 milyar 700 bin nüfusa ulaşıldığını bildirdi.

Konuşmasında yeni havalimanı inşaatına da değinen Yıldırım, "Bazılarının kafası basmıyor. Niye yapıyorlar acaba? Niye yapıyoruz biliyor musunuz? Çünkü artık zenginlik batıdan doğuya doğru hareket ediyor. Eskiden doğudan batıya gitti. Şimdi batı tamamladı, doğuya doğru geliyor. Giderken ıskaladık ama gelirken yakalayacağız. Türkiye giderken de gelirken de yol üzerinde. İstanbul, bugün dünyanın en önemli hava transfer merkezlerinden biri haline geldi. 2003 yılında Türkiye'nin dünya havacılığından aldığı pay yüzde 0,45'ti ve İstanbul'daki transit trafik, bir milyonun altındaydı. 2016'nın sonunda dünya havacılığından aldığımız pay yüzde 2'yi geçti ve transit yolcu trafiğimiz 45 milyon oldu. Bu 15 yılda oldu. Avrupa'nın 2. dünyanında 10. büyük havayolu şirketine sahibiz" dedi.

-"DEVLET EKONOMİDEN ÇEKİLMELİ"-

Devletin ekonomiden çekilmesi gerektiğinin altını çizen Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye'de özel sektör 9 yatırım yapıyorsa devlet bir tane yapıyor. 1 trilyon liralık toplam yıllık yatırımımız var. Bunun sadece 128 milyarını devlet yapıyor." dedi. Devlet bir işin sahibiyse orada ya patronun olmadığını ya da patronun çok olduğunu belirten Yıldırım, "Ticaretten çekileceğiz, özel sektörün yaptığı her şeyi onlara vereceğiz. Aslında devletin hakim olması gereken iki alan var. Birisi güvenlik, diğeri de adalet. Buna denetimi de ilave edebilirsiniz. Bu üç alanı sağlam tutarsak gerisi artık gözün kapalı gitsin, hiç bir sıkıntı olmaz." diye konuştu.

 -HASILAT ESASLI VERGİLENDİRME SİSTEMİ-

Katma Değer Vergisi (KDV) ile ilgili yasa tasarısını TBMM'ye gönderdiklerini aktaran Yıldırım, "Esasında bu bir reform, bir yasa değil, büyük bir reform" dedi. Düzenleme ile belli bir takvime kadar birikmiş bütün KDV'lerin ödeneceğini ifade eden Yıldırım, borçlu alacaklı durumunu ortadan kaldıracaklarını söyledi. Bu konuda küçük işletmeleri de ihmal etmediklerini vurgulayan Yıldırım, küçük işletmelere "hasılat esaslı vergilendirme sistemi" getireceklerini kaydetti.

Yıldırım, yeni düzenlemeye dair  "Bir güzellik daha var. Beyannamenizi verdiniz, devam eden ayda değil, bir sonraki ayda ödeyeceksiniz. Ödeme mühletini iki aya çıkarıyoruz" dedi. İmalatçı olan ihracatçıların, ihracattan alacakları KDV'nin kapsamını genişlettiklerini kaydeden Yıldırım, sadece yeminli mali müşavirler değil, serbest muhasebecilerin de KDV raporu düzenleyebileceğini söyledi

İş adamlarının, hayırseverlerin okul, kreş, yaşlı bakım evi, eğitime, sağlığa yaptıkları bütün hayır işlerinde KDV'den muaf tutulacağını müjdeleyen Başbakan Yıldırım,  bazı illerde okul ihtiyacının olduğunu belirterek, iş adamlarından bunun halledilmesini istedi.

Yıldırım, TBMM gündeminde bulunan torba yasaya da değinerek, ilave istihdam sağlayan işletmelere bir yıl süreyle gelir vergisi, stopaj, damga vergisi, sosyal güvenlik primi desteğinin geleceğini dile getirdi. Yıldırım, 16 yaşından büyük araçların hurdaya verilmesi durumunda 10 bin lira destek vereceklerini kaydetti.

-ANKARA İSTİHDAMI EN FAZLA ARTIRAN ÜÇÜNCÜ İL-

ATO Olağan Aylık Meclis Toplantısı'nda aynı zamanda ATO Meclis Üyesi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da bir konuşma yaptı. Hisarcıklıoğlu, Ankara Ticaret Odasının (ATO) çalışmaları sonucunda Ankara'nın, Türkiye genelinde 2017'de istihdamı en fazla artıran üçüncü il olduğunu belirtti.

Başbakan Binali Yıldırım liderliğindeki hükümetin iş ve yatırım ortamını iyileştirecek pek çok adım attığını ve atmaya da devam ettiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, istihdamda tarihi teşviklerin hayata geçirildiğini, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ve Kredi Garanti Fonu üzerinden tarihi destekler başlatıldığını belirtti.

Geçen yıl çeşitli sektörlerde uygulanan vergi indirimlerinin ekonomide çarkların dönmesini sağladığını ve bunun rakamlara da yansıdığını anlatan Hisarcıklıoğlu, "İlk 9 ay itibariyle yüzde 7,4 gibi, dünyada benzerine az rastlanan bir ekonomik büyüme elde ettik. Bize bu vizyonu ve başarıyı kazandıran Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, iş dünyamız adına teşekkür ediyorum." dedi.

ATO'nun çalışmaları sonucunda Ankara'nın, Türkiye genelinde 2017'de istihdamı en fazla artıran üçüncü il olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Odamız, benzer bir başarıyı, finansmanda da gösterdi. Geçen sene bu zamanlar bankalar kredi vermekte nazlanıyor, sıkıntı çıkarıyorlardı. Bunu aşmak üzere TOBB Nefes Kredisi'ni devreye soktuk. Hem TOBB, hem odalar borsalar, 81 ilde bir araya geldik, tüm kaynaklarımızı topladık, yüzde 9,90 faizle ticari kredi verilmesini sağladık. ATO, burada da farkını gösterdi ve tüm iller, oda, borsalar arasında birinci oldu. Yaklaşık 3 bin 500 üyemiz, toplam 376 milyon lira kredi kullandı" diye konuştu.

-"İŞ DÜNYASI OLARAK ZEYTİN DALI'NI DESTEKLİYORUZ"-

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, konuşmasına Afrin'de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda Türkiye'nin bekası için canı ve kanı palasına mücadele eden kahraman güvenlik güçlerinin muzaffer olması için dua ettiklerini söyleyerek başladı. Zeytin Dalı Harekatı'nın yerli ve milli üretiminin önemin ortaya koyduğunu belirten Baran, güçlü bir Türkiye'nin bölgeye, dünyaya ve tüm insanlığa huzur getireceğini gösterdiğini kaydetti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgeye almaya değil vermeye gittiğini aktaran Baran, "Kanımızı veriyoruz, canımızı veriyoruz, komşularımızda huzur ve barış hakim olsun, toprak bütünlükleri korunsun istiyoruz. Dünyada bunu yapan başka bir millet yoktur. Bu millet işte bu yüzden azizdir, bu yüzden başka milletlerin umududur" dedi. Harekatta görev alan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına seslenen Baran, "Gözünüz arkada kalmasın, Sırtınızı yasladığınız millet, bizler dimdik arkanızdayız, çağrıldığımız anda da yanıbaşınızdayız" diye konuştu. Baran, iş dünyası olarak Zeytin Dalı Harekatı'nı desteklediklerini ise "Türkiye'nin Afrin'de gerçekleştirdiği operasyonu iş dünyası olarak desteklediğimizi en kuvvetli şekilde buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum" sözleriyle ifade etti.

ATO olarak yerli ve milli üretimin önemini her platformda dile getirdiklerini hatırlatan Baran, şunları söyledi:

"Silahlı kuvvetlerimizin yerli üretim silah ve mühimmat kullanmasından gurur duyuyoruz. Hele hele bunların tamamına yakınının Ankara'da çoğunluğunun da ATO'ya üye kurumlar tarafından üretiliyor olması göğsümüzü kabartıyor."

Baran, toplantıda Afrin Harekatı'nda kullanılan silah ve mühimmatı yerli ve milli olarak üreten ATO Üyesi ROKETSAN, ASELSAN, TUSAŞ, Nurol Holding, Baykar Makina ve Katmerciler'e kimseye muhtaç olmadan tehditleri bertaraf etmeyi sağlamaları nedeniyle, duyulan minnetin nişanı olarak birer madalya takdim edeceklerini kaydetti.

-ATO AFRİN ŞEHİDİNİN TELAFER HASSASİYETİNE SAHİP ÇIKTI-

Baran, Afrin Harekatı'nın ilk şehidi Piyade Astsubay Üst Çavuş Musa Özalkan'ın telafer hassasiyetine ATO meclisi olarak sahip çıktıklarını ve oybirliğiyle Telafer Türkmenlerine yardım kararı aldıklarını hatırlatarak, bu yardımların geçen ay yerlerine ulaştırıldığını bildirdi.

"15 Temmuz hain darbe girişimi ile dinine, diline, meşrebine bakmadan topyekün bu millete kasteden hainlerin hangi küresel planların maşası olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor" diyen Baran, milletin 15 Temmuz da  Cumhurbaşkanı ve Başbakanın çağrılarına uyarak tüm hain planları kanıyla canıyla bozduğunu söyledi. Türkiye'nin üzerinde oynanan oyunları bozmak için kenetlenmesi ve el ele vermesi gerektiğinin altını çizen Baran, "Akıl terini alınterine katıp daha çok katma değer, daha yüksek teknoloji üretmeliyiz. Ekonomik olarak güçlenmeli, milletimizin zenginliğini artırmalı, hazinemizi tahkim etmeli güçlü ordumuzla güçlü devletimizle yangın yerine dönen bugünkü dünyada vatanımızı muhafaza etmeli, imar ve ihya etmeliyiz" diye konuştu.

-75 MİLYON LİRALIK DESTEK-

ATO Başkanı Baran, Ankara Uluslararası Fuar Alanı'nın finansmanında kullanılmak için "Ankara Fuar Alanı Kongre ve İşbirliği Merkezi" projesi hazırladıklarını ve  Ankara Kalkınma Ajansına sunduklarını bildirerek, fuar merkezi için 75 milyon liralık güdümlü proje desteği almaya hak kazandıklarını söyledi.

ATO Yönetimi olarak göreve geldiklerinden bu yana üç ayaklı çalışma stratejisi izlediklerini bildiren Baran, bunlardan birinin üyelerin gelişimi ve sorunlarının çözümü, ikincisinin Ankara'ya yönelik olduğunu, üçüncüsünün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 2023 hedefleri ve 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda çalışmak olduğunu anlattı. ATO'nın 68 meslek komitesinin 17 Bakanlığın ilgi alanında yer alan 131 başlıktaki sorun ve çözüm önerilerini bir dosya halinde sunduklarını kaydeden Baran, istikrar ve güven ortamının önemine dikkat çektiği konuşmasını şöyle tamamladı:

"Biz ülkemizde istikrar ve güven ortamı olduğu için ekonomik faaliyetleri gerçekleştirebildiğimizin farkındayız. Yangın olan yerde ticaretin olamayacağını biliyoruz. Bu nedenle iş dünyası olarak ülkemizin bekası, birlik ve bütünlüğümüz için atacağınız her adımın sonuna kadar arkasındayız. Güçlü Türkiye bölgeye ve dünyaya umuttur. ATO olarak önümüzdeki dönemde de var gücümüzle Ankara'daki ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarıyla beraber dün olduğu gibi ülkemizin aydınlık geleceği için, daha güçlü olması için çalışmaya devam edeceğiz. STK'larımıza da çalışmalarımıza verdikleri destekten ötürü huzurunuzda teşekkür ediyorum. Sayın Başbakanım bu hususta en büyük desteğimiz sizsiniz, hükümetimiz, devletimiz. Ne zaman tutacak bir el arasak "al elimi" diyen sizleri bulduk. Sağolun, Varolun."

-AFRİN'E SİLAH VE MÜHİMMAD ÜRETEN FİRMALARA MADAYLON"-

ATO Meclis Toplantısında, konuşmaların ardından Başbakan Binali Yıldırım, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür ve ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran tarafından Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan silah ve mühimmatı yerli ve milli olarak üreten ATO üyesi firmalara üzerinde "Vatan Size Minnettar" yazın birer anı madalyonu armağan edildi.

Anı madalyonlarını Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan zırhlı muharebe aracı üreten Nurol Makine adına Nurol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Çarmıklı, seyir füzeleri ile çok namlulu roketatarı üreten Roketsan Firması adına Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Yavuz Aka, Aselsan Sarp ile Hassas Güdüm Kiti üreten ASELSAN adına Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik, Anka isimli insansız hava aracı ile ATAK helikopterlerini üreten TAİ-TUSAŞ adına Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Borat, İHA üreten Baykar Makine adına Koordinatör Paşa Özgen, uzaktan kumandalı atış platformu üreten Katmerciler Şirketi adına Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Katmerci teslim aldı.

ATO Meclis Toplantısına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu,

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Kalkınma Eski Bakanı, Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Sekreteri, Ankara Milletvekili Fatih Şahin, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, Ankara Milletvekili Emrullah İşler, TBMM Çevre Komisyonu Üyesi, Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, TBMM Eski Başkanı, Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, Başbakanlık Müsteşarı Dr. Fuat Oktay, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adnan Yankın, SGK Başkanı Dr. Mehmet Selim Bağlı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Faik Yavuz, Ankara Valisi Ercan Topaca, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal ve ATO meclis üyeleri katıldı.