Görüşlerinizi
Paylaşın
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN ÇAĞRISINA ATO'DAN DESTEK

ATO BAŞKANI BARAN: "BU ÜLKE HEPİMİZİN. EKONOMİK İSTİKRARIN KORUNMASINDAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ"

"BUNDAN BİR BUÇUK YIL ÖNCE 'EKONOMİK CEPHEDE TEYAKKUZ HALİNDEYİZ' DEMİŞTİK. HALA SÖZÜMÜZDEYİZ"


13 AĞUSTOS 2018-Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı ekonomik taarruz karşısında iş alemine düşen görevin ekonomik istikrarın korunmasına katkıda bulunmak olduğunu belirterek, "Bu ülke hepimizin. Elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız. Ekonomik istikrarın korunmasından hepimiz sorumluyuz" dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Doğu Karadeniz gezisinde sanayicilere seslenerek, "Bankalara saldırarak oralardan döviz alma yoluna gitmeyin. 'Battık, bittik işi sağlama alalım' gibi yollara lütfen tevessül etmeyin. Eğer böyle bir yola tevessül ederseniz yanlış yaparsınız. Bilesiniz ki bu milleti diri tutmak, ayakta tutmak sadece bizim görevimiz değildir. Sanayicinin de görevidir, tüccarın da görevidir. Aksi takdirde biz de başta şahsım B planını, C planını uygulamak zorunda kalırım bunu da böyle bilin isterim" şeklindeki uyarısını değerlendirdi.

Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde geçirdiği önemli değişim evresinde ekonomi üzerinden baskı oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Baran, ekonomik ve siyasi istikrarın sadece bir kesimin değil bütün toplumun meselesi olduğunu ve herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

Türk milletinin hiçbir dönemde diz çökmediğini hatırlatan Baran, şunları söyledi:

"Biz bundan bir buçuk yıl önce 'Ekonomik cephede teyakkuz halindeyiz' diyerek Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği seferberliğe katıldığımızı ifade etmiş ve "Türkiye'nin istiklaline, istikbaline kastedenlere karşı en büyük gücümüz en büyük sermayemiz birlik ve beraberliğimizdir. En büyük umudumuz daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye'dir. Bunun yegane yolu da bir ve beraber olarak el ele vererek çalışmaktır' demiştik. Hala sözümüzdeyiz. Asimetrik bir savaş yaşıyoruz. Bu günler de elbette geçecek.  Millet olarak dış müdahalelere daha önce nasıl kanımızla canımızla karşı durduysak, bağımsızlığımızdan ödün vermediysek, ekonomik taarruza karşı da daha çok çalışarak ve üreterek karşı duracağız.  Türkiye ekonomisinin kronik sorunları belli. Temelde ekonomimiz sağlam.  Kur artışının siyasi hesaplar sonucunda gerçekleştiği aşikârdır. Bireysel menfaati ülke menfaatinin üstünde görmek ve öyle hareket etmek değil, aksine eli değil gövdeyi taşın altına koyacak kararlılıkta olmak gerekiyor. Bilmemiz gereken en temel konu bu ülkenin hepimizin olduğudur."