Ankara Ticaret Odası Web Portali
Görüşlerinizi
Paylaşın
ATO VE ASO İŞ BİRLİĞİYLE GERÇEKLEŞTİRİLEN "MADEN ZİRVESİ: SEKTÖR BULUŞMASI", ASO EV SAHİPLİĞİNDE YAPILDI

BARAN: "MADENCİLİK, EKONOMİK AÇIDAN DA, MİLLİ GÜVENLİK AÇISINDAN STRATEJİK BİR SEKTÖR"

12 Şubat 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, madenciliğin sanayiden enerjiye, savunmadan inşaata kadar pek çok sektörün temel girdisini sağlayan önemli bir sektör olduğunu ifade ederek, "Madencilik,  ekonomik açıdan da, milli güvenlik açısından da stratejik bir sektör" dedi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) ve Ankara Sanayi Odası (ASO) iş birliğiyle gerçekleştirilen "Maden Zirvesi: Sektör Buluşması" ASO ev sahipliğinde yapıldı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç'ın açılış konuşmalarıyla başlayan, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu'nda gerçekleşen programa, ATO Yönetim Kurulu Üyesi de olan 30 No'lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi Başkanı Ali İhsan Güçlü, Meclis Üyesi Murtaza Tosun, Komite Üyeleri Serkan Fındık ve Erol Yıldırımoğlu ile ASO'nun 1 No'lu Madencilik Sanayi Meslek Komitesi ve 32 No'lu Taşocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi üyeleri katıldı. Toplantıda sektörde faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı sorunlar, mevzuat kaynaklı uygulama farklılıkları, izin süreçleri ve sektörün geleceğine ilişkin beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran yaptığı konuşmada, madenciliğin insanlık tarihi açısından en eski sektörlerden biri olduğunu hatırlatarak, "İnsanlık tarihi açısından en eski sektörlerden biri olan madencilik; yer altı kaynaklarının değerlendirilmesiyle uygarlığın gelişmesine yol açmış, kalkınmanın da temelini oluşturmuştur. Sanayiden enerjiye, savunmadan inşaata kadar pek çok sektörün temel girdisini sağlayan madencilik,  ekonomik açıdan da, milli güvenlik açısından da stratejik bir sektör" dedi.

Türkiye'nin, jeopolitik yapısı itibariyle yer altı zenginlikleri bakımından avantajlı bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Baran, "Dünyada ticareti yapılan yaklaşık 90 maden türünün 70'inin yer aldığı ülkemizde, 60'ının da aktif olarak üretim ve ticareti gerçekleştiriliyor. Türkiye, maden çeşitliliği açısından dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Bor, mermer, trona, feldspat, barit, alçı taşı ve krom gibi birçok endüstriyel ve stratejik madende dünya ölçeğinde güçlü bir konuma sahibiz. Bunun yanı sıra altın, gümüş, bakır, nikel, demir ve çinko gibi stratejik madenler açısından da önemli bir potansiyelimiz söz konusu. Madencilik sektörü, 2025 yılı itibarıyla 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek, ülkemiz ekonomisine önemli katkı sağladı" diye konuştu.

Türkiye'nin tahminen ekonomiye kazandırılmayı bekleyen yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık yer altı kaynağına sahip olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Baran, "Maden kaynaklarımızı mamul hale getirebilsek, katma değer kazandırıp ihracat gelirlerimizi artırabiliriz. Ham madde ihracatçısı bir ülkeden, ileri işleme teknolojileriyle nihai ürün üreten ve ihraç eden bir yapıya geçmek, madencilikte gerçek sıçramayı sağlayacak en önemli yoldur" dedi.

Baran, Türkiye'nin sahip olduğu kaynaklar, bilgi birikimi, girişimci ruhu ve insan kaynağıyla, küresel ölçekte söz sahibi olabilecek potansiyelinin bulunduğuna dikkati çekerek, bu potansiyeli harekete geçirmenin ancak, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplumun güçlü işbirliğiyle mümkün olacağını kaydetti.

-"ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ HAM MADDEYİ STRATEJİK HALE GETİRDİ"-

ASO Başkanı Seyit Ardıç da yaptığı konuşmada, madenciliğin artık yalnızca yer altı kaynaklarını üretime kazandıran bir faaliyet olmadığını belirtti. Enerji dönüşümü, savunma sanayii, ileri imalat, elektronik ve batarya teknolojilerindeki ivmenin, ham maddeyi stratejik bir başlık haline getirdiğini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç, "Veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu daha da keskinleştiriyor. Ham madde, ekonomik bir girdi olmaktan çıkıp güvenlik ve stratejik rekabet meselesine dönüştü" diye konuştu.

Yüksek teknoloji, dijital dönüşüm ve yapay zekâ başlıklarının son dönemde öne çıktığını dile getiren Başkan Ardıç, "Teknolojiyi konuşurken, ayağımızın bastığı toprağı unutmamamız gerekiyor. Teknoloji sadece yazılımla üretilmiyor. O yazılımların çalışması için madenlere, metallere ve bu ham maddeleri işleyebilecek sanayi altyapısına ihtiyaç var. Sanayinin geleceği bulutta, yani bulut teknolojilerinde olabilir; ancak kökleri hâlâ topraktadır" dedi.

Konuşmaların ardından, "Madencilik Sektöründe Kamu Politikaları, Mevzuat ve Uygulamalar" başlıklı oturum, TOBB Madencilik Meclis Başkanı ve ÇİFTAY İcra Kurulu Başkanı Halil İbrahim KIRŞAN'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Daire Başkanı Aytunç Nane, Maden ve Petrol İşleri (MAPEG) Genel Müdürlüğü Agrega Daire Başkanı Serkan Gökmen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcısı Ömer Albayrak oturumda kamu politikalarının sektöre yansımaları, mevzuatın sahadaki etkileri ve uygulamada yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerilerini ele aldı.

Toplantıya, ATO Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Tırpancı, 29 No'lu Kömür ve Yeraltı Kaynakları Komitesi Üyeleri Nuri Topal, Cemaleddin Rüştü Erel, Mustafa Kurumlu Hasan Yücel, 30 No'lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Komite Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, Komite Üyesi Serkan Fındık, Erol Yıldırımoğlu, Murtaza Tosun ile Ankara Mezarcılar Odası Başkanı Hakan Sarıkaya katıldı.